|
 
Değerli meslektaşlarım yaklaşık beş aydır yurtdışındayım, bu vesile ile sektörümüze dışarıdan bakma fırsatı buldum.
Bildiğimiz üzere değişik bir çok sektörde olduğu gibi döşemeli ürünlerde de bir kriz olduğu açık. Hatta derin bir kriz var. Kar marjları yerlebir, maliyetler tavan yapmış ve rekabet iyice zorlaşmış durumda.
Peki neden böyle oldu??
Değerli arkadaşlar; maalesef ülkemizde sene 1992 de başlayan çekyat fırtınasından buyana binlerce insan, bilen - bilmeyen, tüccarı - kasabı, halıcısı - beyaz eşyacısı hemen hemen tüm sektörlerden insanlar %150-200 kar marjlarını görünce
, paldir küldür bu işe soyundu. Güzel yatırımların yanında maalesef çok kötü yatırımlar da yapanlar oldu. Fena oldu demiyorum. Ne olursa olsun ülkemize istihdam sağlandı. Fakat süreci kontrol altına alacak mekanizmalar bir türlü oluşturulamadı. Düşünün 7 milyar dolar cirosu olan bir sektör üniversitede uzmanlığı olan (AEM) tek dalını da kapanmaktan kurtaramadı. Onu bırakın, döşemeli ürünlerle ilgili bir teknik okul bile açtıramadı.
Bugün Orman End. Mühendislerine ve ağaç isleri end. Mühendislerine bakıyorum is hayatına 1-0 yenik başlıyorlar. Neden? Fabrika sahiplerinin geneli tüccarda ondan. Direk eziyorlar, muhendistense aşağıdaki ustayı yeğlerim. Çünkü iyi bir jurnalist anlayışı maalesef etkin. Peki biz yöneticiler Puru pakmıyız? Tabi ki değiliz, bizlerde çoğu zaman aman patron kızmasın diye onun hoşuna gidecek isler yaptık. Politikalar geliştirdik , doğrularımızı bir kenara bıraktık.
Geçen gün arkadaşın biriyle konuşuyorum dedim ki; fuara geliyor musun TUYAP' a makine fuarına ? İşletme Müdürü demiş ki; “sen ansiklopedi gibi adamsın ne gerek var canım, yıllardır gidiyoruz bu sene onlar sana gelsin” Demiş. Alın buyurun anlayışa bakin. Şirkete masraf olmasın, belki de işletme müdürü patrondan aferin alacak az adamla fuara gitti diye. 200 TL masraftan kurtaracak firmasını, buradan taaaa Libya'dan alkışladım kendisini. Valla bravo.
Bugüne kadar izlediğim, gözlediğim çoğu firma modellerini Ahmet' inkini Mehmet’ inkine benzetip imal etmiştir. Aslında kendi şirketinde kabiliyetli tasarımcılar vardır. Fakat problem yeni ürün çıkarmak değil, satamama korkusudur. Hemen çarşıdan, bir mağazadan trend olan takım alınır sokulur birebir yapılır. Buyurun yeni çıktı fırından.
Değerli yönetici ve firma sahibi arkadaşlarım; bugüne kadar satış ve pazarlamaya gösterdiğiniz ilginin, yaptığınız yatırımın yarısını ar-ge ve nitelikli elemanların gelişimine yatırsaydınız bugün belki de bu durumda olmazdık. Aynı şekilde, yurtdışı yada yurtiçi fuar seyahatleri, gelişim amacıyla değil de bir turistik gezi yada şirkete dönüp arkadaşlara hava atma amacı gören zihniyette de kabahat var. Bugün iş ilanlarına baktığımızda panel üretimi için ilgili dalda mühendis arıyor. Örneğin orman, Örneğin ağaç isleri, Örneğin makine, Hiç bir yönetici istisnalar hariç üretim yönetiminin endüstri mühendislerinin işi olduğunu hala kavramış değildir. Çünkü üretim yönetimi, tek başına bir çok zorluğu olan ve uzmanlık isteyen bir konudur. Etüd çalışması ister, metod çalışması ister, kaldı ki çok iyi insan ilişkileri ister, istediğiniz kadar etüd metod çalışması yapın, eğer uygulayacak Yetkin kadronuz yoksa hepsini çöpe atmış olursunuz. Hatta atmak zorunda kalırsınız. Buradan çıkaracağımız ders; elemana göre iş değil, işe göre elamandır..
Toparlayacak olursak; Olan sonuçta işverene olmamıştır. Değerli mühendis ve Yetkin personele olmuştur. Geçenlerde bir firma sahibi, proje için beni araştırmış. Ona ne katacağımdan önce ne kadar maaş ister diye sormuş! Böylece ben 1-0 yenik başlamış oluyorum sanırım..
Hoşçakalın
Saygılarımı sunuyorum..
Huseyin ucbaylar
Gsm: 00 218 917 350 785
@mail:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
|
Yazılara Son Yorumlar
Market ve depo rafları konusundaki ta...
Alıntı; www.danisman.web.tr
Alıntı; www.danisman.web.tr
Alıntı; www.danisman.web.tr
Alıntı; www.danisman.web.tr
Alıntı; www.danisman.web.tr